MODERNİZM: Kudret Helvasını Pazarda Satmaktır

“İnsanların birbirlerine verdikleri selamı bile modern ya da değil diye ayrıştıran modernizm, insanlar arasında bozgunculuk ateşinin fitilini çoktan yaktı.”

Modernizm; bir tüketim, bir afet, bir yok oluştur. Sömürünü düzeninin aletlerinden biridir modernizm. İnsanı insana ait olan tüm elbiselerden soymakta, özellikle insanın düşünebilmesi, konuşabilmesi, söz söyleme hakkı hatta insana mahsus bir iletişim kurma hakkını insandan almaktır.

Bir Emperyaldir Modernizm…

Modernizm hoşgörüye, hoşgörülü olan insana ve iletişime, başkalarını farklılık olarak görmeye, farklı olmaya, farklı düşünebilmeye ve söyleyebilmeye karşı emperyal bir tutum içerisindedir.

İnsanları olduğu gibi kabul etmek de modernizmin yok etmek istediği önceliklerdendir. Sadece bireyselliği ve tekelliği arzulayan bir sömürüdür. Modernizm, başkaları için de yaşayabilme, diğerleri için de mücadele edebilmeye ve duygulanmaya müsaade etmemektedir. Bencilce bir tutumla kendi doğrularını küresellik algısıyla tüm dünya insanlığına dikte etmeye çalışmaktadır. Kendinden olmayanı vahşi olarak görmekte ve bu vahşileri ıslah etmeyi kendine ödev bilmektedir.

Kendilerine: “Yeryüzünde  fesat çıkarmayın” denildiğinde: “Biz yalnızca ıslah edicileriz” derler  (Bakara:11). Modernizm bir fesattır ve iyiye karşı büyük bir sömürüdür. İyi ve iyiye ait olanı sömürmeye adanmışlık halinin bir diğer adıdır modernizm. Modernizm iyi bir insanın ve her yönüyle yaşanılabilir bir dünya hayatının tesisi için gönderilmiş ilahi emirleri hiçe sayan, kafa tutan bir bozgunculuk halidir.

Başka bir gücü kabul etmemektir

Modernizmle yaşamak, gücü elinde bulundurmak ve gücün merkezinde olmak başka bir gücü ya da güç merkezini de kabul etmemek oluyor. Modernizm her şeyin kendi etrafında dönmesini isteyen ve bu mecburiyeti küreselleşme adı altında yutturmaya çalışan bir çaba içindedir. Haliyle bu küresellikte herkese sesini duyurabilecek yöntemler geliştiren modernizm karşısında yüksek sesli olanlar tehdit olarak algılanmaktadır.

Ötekini evcilleştirmektir modernizm 

İlter (2006:2), modernizmin kitabında farklı olana hoşgörülü olmak, ötekini kendi haline bırakmak, kendini ötekine, ötekiliğe açmak diye bir şey olmayacağını ve modernizmde ötekini asimile etmenin evcilleştirmenin, öteki olarak dışlamanın, yok etmenin var odluğunu ifade etmektedir. İlter bu sebeple, modern olmanın,  sömürgeleştirmeye konumlanmış olmak olduğunu, bundan ötürü modernleşme tarihinin aynı zamanda bir emperyalizm ve sömürgecilik tarihi olmasında hiçbir şaşırtıcılık ve anormallik olmadığını belirtmektedir.

Modernizm “gönlü” gasp etti.

İnsanların birbirlerine verdikleri selamı bile modern ya da değil diye ayrıştıran modernizm, insanlar arasında bozgunculuk fitilini çoktan yaktı. Küreselleşme adı altında insanların hepsi kentli gibi giyinmeye ve kentli gibi konuşmaya kısaca kentli gibi yaşamaya mahkum bırakıldı. Şehrin, köyün ayrımı ortadan kalktı. Üretimin ve yaşam belirtilerinin olduğu köy ve şehir hayatından, kentli ve metropollü olmak modernlik olarak pazarlandı. İnsanlar gönlüne göre konuşamaz, gönlüne göre yaşayamaz oldu. Modernizm “gönlü” ve “gönüllük halini” gasp etti.

Bir pazardır modernizm

Gülebilmenin, tebessüm edebilmenin bile bir pazarı oluşturuldu. Seanslar halinde gülme terapileri satılır oldu. Dinin insana verdiği tüm iyilikleri, pazar malı haline getirip, kudret helvası olan Allah’ın tüm ikramlarını, sanki ilk kez icat edilmiş gibi pazarlayan modernizmdir. Modernizm pazarında satılmamak için, Allah’ın ipine sımsıkı sarılanlardan olabilmek önemli (ÂlÎ İmran:103)

Bir cevap yazın