Köşe Yazılarım

ERGEN mi ? AKIL BALİĞ Mİ?

Günümüzün en popüler kavramlarından biridir “ergenlik”.
Genellikle eş anlamlıymış gibi kullanılan ergen ve akil baliğ kelimeleri aslında birbirinden farklıdır. Hatta ergen olan her kişinin akil bağli de olmuş anlamı çıkmaz. Günümüzde ergen olup ancak akli melekeleri ile hareket edemeyen, aklını kullanamayan bu yüzden de başta kendine ve içinde yaşadığı topluma sorunlar üreten bireylerle karşılaşmaktayız. Ergen bedenen ermiş, olgunlaşmış olandır. Fiziksel görünümün ya da bedensel gelişimin akıl ile bütünleşmediği durumlarda ergenlik süreci ömür boyu devam eden bir toplumsal eziyet halini alabilir. Ancak akil bağli olan bireyler insanca yaşanılabilir bir toplumu meydana getirebilir.
Allah-u Teala Kuran-ı Kerimde bir çok ayette “Düşünmez misiniz? , Aklınızı kullanmaz mısınız?” gibi uyarılarla insanların akıllarını kullanmaları konusunda uyarılarda ve yönlendirmelerde bulunmaktadır. Rabbimiz, biz insanların ancak aklederek doğru olanı bulacağını ve bu manada da iyi bir insan olmanın şartının ise aklın kullanılması ile gerçekleşeceğini öğretiyor.
Aklının varlığı, hem dünya hem de ebedi hayatı anlamak için çaba göstermekle ortaya çıkar. Yoksa akıl sadece kapalı bir kutudadır. İnsan bu dünyaya kutulara kapalı, zindanlara mahkum bir köle anlayışı ile gönderilmemiştir. Acizliğinin farkına varacak ancak aklını kullanmayanlara karşıda halife olacak bir kul olarak seçilmiştir insan. İnsanı halife olarak adlandıran İslam da bu hakikate dikkat çeker. Halifelik makamı aklını Yaratıcının kurduğu düzende ve düzenin devamı uğrunda kullanarak dünya zindanlarının kilidini kıracak ve yalan dünyaya gerçeği haykıracak akıl sahiplerini ister. Yoksa dünyaya ve dünyalık vaatlere aldanan insanın halifelik gibi seçkin bir makamı temsil etmesinden bahsetmek komik olur. Daha aklını kullanarak dünyanın aldatıcı ve yalan boyutunu göremeyen kişi hangi akılla kendini bu zindandan çıkarabilir ki?
Yaşadığımız çağ yediden yetmişe ergenliğe hapsolmuş kölelerin baş olduğu bir düzendir. Aklını değil de nefsine ve bedenine çalışan insan ancak köle olarak kalmaya mecburdur. Bu mecburi yaşamı bilerek ya da bilmeyerek kendilerine tarz edinmiş olan insanların dünya insanlığı ve İslam adına söz sahibi olmaları ise sorun yumaklarının artmasına sebep olacaktır. Bu sorunların üstesinden gelecek ise ancak aklını hak ettiği üzere, İslam referanslı kullanan insanlarla gerçekleşecektir.
İslam üzere olan bir yaşam ergenliği zaten dışlamaktadır. Müslüman genç ergen olmaz. Ergenim diyen ya da kendini ergen olarak tanımlayan ya bilinçsizce diyordur ki bunda ayıplanacak bir durum yoktur ya da sahip olduğu İslam değerini tam olarak yaşamında konumlandıramamıştır. Ergen olmak sadece biyolojik bir gelişim olarak ele alınabilir. Ancak manevi gelişim merhalesi içinde ergenlik işe yaramaz. İnsan haliyle akleden bir kafa ve gönül birlikteliği ile ancak gerçek manada insan olur. Gerçek manada insan olarak kullandığımız ifade ise insan-ı kamildir. Bu ise bir süreçtir. Hemen ‘he’ diyince olmaz. Zaten “insanın demesi” diye bir durumda yoktur. O zaman yaratmak kavramı bazılarının fütursuzca kullandığı üzere insana monte edilmeye kalkar. Bu kalkışma ise insanı olması ve durması gereken acz boyutundan başka bir noktaya kaldırır atar. Atılan insanın akıbeti ise ancak bir başıboşluktur. Kendini başı boşluğa iten insan aslında ‘başı boş bırakılacağınızı mı sandınız’ ikazını devreden çıkarmış olur. Yani aslında devreleri de yakar diyebiliriz.
Haliyle hem bu dünya hem de ebedi yaşam arasındaki köprüleri inşa edecek olan bireyler ergenlik ve akıl baliğ kavramlarının farkına varmış kişilerdir. Bu dünyada İslam üzere yaşayan insanlar akıllarını Allah’ın istediği doğrultuda kullanan kullarıdır. Kendini ergenliğe mahkum edenler ise Yaratıcının kurduğu düzenin farkına varamayanlardır.

Bir Cevap Yazın