Yayımlanmış Yazılarım

ÜÇ TEKERLEKLİ ŞEHİR

Hayatın olağanca kargaşası içerisinde, yaşadığınız kentin seslerine ne kadar kulak kabartabiliyoruz? Ne kadar şehrin seslerini dinleme fırsatı yakalıyoruz?
Adımların sıklığı, günün yoğunluğu ve iş güç telaşı bahaneleriyle; değil şehre kendimize bile vakit ayıramıyoruz.
Aslında azıcık kulağımızı kentimize dönsek, kentin o özel ve hisli bir o kadar da ona has sesini hissedebileceğiz.

Ben de uzun süredir dinlemediğim şehrin o hoş sesinin farkına vardım. Konya’da yaşadığımı yeniden anımsadım. Konya’da yaşıyorum diyebilmem için bir sebep vardı. Pencereye dirseklerimi koymuş dört duvar dünyanın yorgunluğundan ayrılmak, kopup çok uzaklara gitmek için bakınıyordum. Herkeste bir koşuşturma… Kimisi okula kimi işe kimi alışverişe kimi de arabasında belki de başka şehre… Bu sıradanlığı yırtan, beni ötelerden koparıp, Konya’ya getiren bir motor sesi. “Üç Tekerlekli Motor” sesi.

Evet öyle bir ayrıştırıcı ve özgün sesi var ki… Konya ile özdeşleşen kaç ses var deseniz ilk ve tek olarak akla gelecek “Üç Tekerlekli Motor sesi”.
Her şehrin kendi sesini duyabilecek kadar hayatta olmanız adına…

Bir Cevap Yazın